Yapraktan Damlalar

MERHAMETLİ OLMAK

Resulüllah (s.a.v.) buyurdular ki :

       ” Allah (c.c.) merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki, semada bulunanlar da size rahmet etsinler. Rahim ( akrabalık bağı )  Rahman’dan bir bağdır. Kim bunu korursa Allah onunla ( rahmet bağı ) kurar, kim de koparırsa, Allah da ondan ( rahmet bağını ) koparır. ” ( Tirmizi,)

Rasulüllah (s.a.v) buyurdular ki :

” Allah, insanlara merhamet etmeyene rahmette bulunmaz. ” ( Buhari,)

Resulüllah (s.a.v) buyurdular ki :

” Allah insanlara merhamet etmeyene rahmette bulunmaz.” ( Buhari,)

Resulüllah (s.a.v) buyurmuştur ki :

Merhamet, ancak şaki’nin  (ebedi hüsrana uğrayanın) kalbinden çıkarabilir. ” (Tirmizi,)

       Resulüllah (s.a.v) (bir gün), torunu Hz. Hasan’ı öpmüş idi. Bu sırada yanında bulunan Akra İbnu Habis, (sanki bunu tuhaf karşıladı ve ;) ” Benim on tane çocuğum var. Fakat onlardan hiçbirini öpmedim ” dedi, Rasulüllah (s.a.v) ona bakıp: ” Merhamet etmeyene merhamet edilmez ” buyurdu. ” (Resulüllah (s.a.v) şunu da söyledi : ) ” Allah siz(in kalbiniz) den merhameti çıkardı ise ben ne yapabilirim ? ” ( buhari,)

       Sadece insanlara değil hayvanlara da merhametli davranmak gerekir. Bir diğer rivayette şöyle denmiştir : ” Günahkar bir kadın, sıcak bir günde, bir kuyunun etrafında dönen bir köpek gördü, susuzluktan dilini çıkarmış soluyordu. Kadıncağız ayakkabısını çıkararak (onunla su çekip köpeği suladı.) Bu sebeple kadın mağfiret olundu.” (Müslim,)

Kaynak : Hicret Takvimi

Yapraktan Damlalar

CÖMERT OLMAK ELİ AÇIK

       Cömertlik, kişinin manevi temizliğine sebep olan, onu ateşten koruyan bir haslettir. ” Temizlenmek için malını hayra veren en muttaki ( Allah’a kaşı gelmekten en çok sakınan  ) kimse o ateşten uzak tutulacaktır.” ( Leyl, 17-18 )Hz. Peygamber cömert kimse hakkında şöyle buyurur.

       ” Cömert kişi Allah’a yakın Cennet’e yakın, insanlara yakın ve Cehennem ateşinden uzaktır. Cimri insan da, Allah’tan  uzak, insanlardan uzak, Cehennem ateşine yakındır. Cömert cahil, ibadet eden cimriden Allah’a daha sevimlidir. ” ( Tirmizi, Birr, 40 ).

      Sevgili Peygamberimiz ( s.a.v ) Hz. Ebubekir’in kızı Esma’ya şu tavsiyede bulunmuştur. ” Kesenin ağzını bağlama ki, Allah da sana kesenin ağzını bağlamasın. Saymadan ver ki, Allah da sana saymadan versin ” ( Buhari, Zekat, 21 )

       ” Sizden birinize ölüm ( alametleri ) gelip de : ” Ey Rabbim, beni yakın bir zaman kadar geciktirsen de, sadaka versem salihlerden olsam’ demeden önce size, rızık olarak verdiğimiz şeylerden ( Allah yolunda ) harcayın. ” ( Münafikun, 10 )  ” Cömert insan verdikçe Allah’ta ona verir. ” ( Sebe, 39 )

Kaynak : Hicret Takvimi

Yapraktan Damlalar

CÖMERTLİK

” Cömertlik, Cennet ağaçlarından bir ağaçtır. Dalları dünyaya sarkıtılmıştır. Her kim onun bir dalına yapışırsa o dal onu çeker Cennete götürür. “

Cabir ( r.a.) rivayetinde Resul-i Ekrem :

” Cebrail aleyhisselam dedi ki ; Allahu Teala ( c.c. )  buyurdu : Zatım için razı olduğum din bu ( islam ) dinidir. Buna yaraşan, ancak cömertlik ve güzel ahlaktır. Gücünüz yettiği kadar, bu iki vasıf ile, bu dine ikram ediniz. “

Hz. Aişe ( r.a )’nın rivayetinde Resul-i Ekrem ( s.a.v ) şöyle buyurmuştur :

” Allahu Teala bütün velilerini cömert ve güzel ahlaklı kılmıştır “

Cabir ( r.a ) rivayetinde ; Resul-i Ekrem’e hangi amelin faziletli olduğu soruldu : ” Sabır ve cömertliktir.” buyurmuştur.

Abdullah b. Ömer’in rivayetinde Resul-i Ekrem ( s.a.v )  ” İki haslet var i Allahu Teala onları sever ve iki haslete de buğzeder. Sevdiği hasletler ; cömertlik ve güzel ahlaktır. Sevmediği iki huy da , kötü ahlak ve cimriliktir. Allahu Teala bir kulunun iyliğini dilediği zaman onu, insanların işlerini görmekte istihdam eder “

Resul-i Ekrem ( s.a.v ) :

” Bol yemek yedirmek, herkese selam vermek ve güzel konuşmak, mağfireti gerektiren sebeplerdendir. ” buyurmuştur.

Kaynak : Hicret Takvimi

Yapraktan Damlalar

KUR’AN’DA KORKU AYETLERİNDEN BAZILARI

       ” O alevli ateş ( cehennem ), daha ziyade kızıştırlıdığı zaman, cennet ( mü’minlere ) yaklaştırıldığı zaman, ( her ) nefs ne hazırlamışsa, ( artık hepsini görüp ) bilmiştir ( bilecektir ) ” Tekvir, 12-14

       Amme suresinde de : ” O gün herkes iki elinin önden yolladığı ne ise ona bakacak ” (Nebe, 40 ) ve : ” Rahmeti umuma yaygın olanın kendilerine izin verdiğinden başkaları konuşmazlar ” ( Nebe, 38 ) dediler.

       ” Şüphesiz ki Ben tevbe ve iman edenleri, iyi amelde bulunanları, sonra da doğru yolda sebat edenleri elbette çok yarlığayacağım ( afedeceğim ) Ta Ha, 82 ayet-i celilesi korkutmak için kafidir. Çünkü burada mağfiret, dört şarta bağlanmıştır ki, ” Amma tevbe ve iman edip ve iyi amlede bulunan kimseler muradlarına erenlerden olacaklarını umabilirler ” ( Kasas, 67 ) ayet-i celilesi ile ” Ta ki ( Allah ) o sadıklara sadaklarını sorsun.” Ahzab, 8

” Ey insan ve cinler topluluğu sizin ( hesabınızı görmeye ), yöneleceğiz ” Rahman, 31

       ” Rabbının yakalayışı – ( Ahalisi ) zulmeder halde bulunan memleketleri yakaladığı zaman – işte böyle (olur). Şübhesiz ki O’nun çarpması ( cezası ) pek acıklıdır, pek çetindir. “ Hud, 102

” Siz dilediğinizi yapın. Çünkü O, be yaparsanız hakkıyla görendir. ” Fussilet, 40

Yapraktan Damlalar

HAKLININ YANINDA YER ALMAK

       İnsanların, hem insan olmalarından kaynaklanan hem de irade ve çabalarıyla elde ettikleri hakları vardır. Bunlar, bütün Peygamberlerin öğretilerinden ısrarla vurgulanan şu beş temel haktır. Can, akıl, din, mal, nesil korunması.

       İslam, işte bu temel hak ve özgürlüklerin yaşatılmasına imkan verecek bir toplumu oluşturma amacındadır. Bu haklardan herhangi birisine yapılan saygısızlığı zulüm olarak nitelemekte ve müminleri bu konuda uyarmaktadır. ( Şura Suresi, 42 ). Haksızlık etmekle haksızlık yapana yardım etmek arasında herhangi bir fark gözetilmez. ” Zulmedenler meyletmeyin; sonra size ateş dokunur ( cehennemde yanarsınız ) sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra ( o’ndan da ) yardım göremezsiniz! “ ( Hud Suresi, 113 ) Bu ayetle aynı anlamı taşıyan şu hadis de oldukça çarpıcıdır. : “Kim haksız bir mücadeleye ( veya zulme ) yardım ederse ( bunda tövbe edip ) vazgeçinceye kadar Allah’ın gazabı altındadır. “ İbni mace, ahkam,6 ).

       ” Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendiniz, ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. ( Haklarında şahitlik ettikleriniz ) zen olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara ( sizden ) daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, ( şahitliği ) eğer, büker, ( doğru şahitlik etmez ) yahut şahitlik etmekten kaçınırsanız. ( biliniz ki ) Allah yaptıklarınızdan haberdardır. “ ( Nisa Suresi, 135 )

Kaynak : Hicri Takvimi

Yapraktan Damlalar

MÜCAHİDLERİN FAZİLETİ

Resulullah (s.a.v) buyurdular ki ;

” Size, insanların en hayırlısı ve en şereflisini haber vermeyeyim mi ! İnsanların en hayırlısı o kimsedir ki,  kendi veya başkasının atı sırtında ya da yay olarak, ölünceye kadar Allah yolunda çalışır. İnsanların en şerlisine gelince o da, Allah’ın Kitabını okuyup ( emir ve yasaklarına ) riayet etmeyen kimsedir. “ ( Nesai, ) 

Resulullah (s.a.v) buyurdular ki ;

” Allah korkusuyla göz yaşı döken kimse, süt memeye geri dönmedikçe ateşe girmez. Bir kul üzerinde, Allah yolunda yapışan tozla, cehennemin dumanı bir araya gelmez. “ ( Tirmizi, )

Resulüllah ( s.a.v )’ın şöyle söylediğini işittim :

” İki göz vardır, onlara ateş değmez: Allah için ağlayan göz ile, Allah yolunda uyanık sabahlayan göz. “ ( Tirmizi, )

Resulüllah ( s.a.v ) bir gün şöyle buyurdu :

“Kim Rabb olarak Allah’tan din olarak İslam’dan peygamber olarak Muhammed’den razı ise ona cennet vacib olmuştur. “ 

Bu söz hayretime gitti ve :

Ey Allah’ın Resulü bir kere daha tekrar eder misiniz ? dedim. Aynen Tekrar etti ve arkadan şunu söyledi.

” Bir başka şey daha var ki, Allah, onu sebebiyle, kulun cennetteki makamını yüz derece yüceltir. Bu derecelerden ikisi arasındaki uzaklık sema ile arz arasındaki mesafe gibidir. “

Ben : Öyleyse bu nedir ? dedim. Şu cevabı verdi.

” Allah yolunda cihad, Allah yolunda cihad, Allah yolunda cihad.” ( müslim, )

Kaynak : Hicret Takvimi

Yapraktan Damlalar

Hz. EBU BEKİR ( R.A. ) (572 – 634 )

       Hayatı boyunca Hz.Muhammed ( s.a.v ) yanından ayrılmamıştır. Hz. Hatice ( r.a ) annemizden sonra il iman edendir Peygamberimiz ( s.a.v ). muhterem zevcesi Hz. Aişe    ( r.a ) annemizin babasıdır. Tebük savaşında bayrağı taşımıştır. Peygamberimiz ( s.a.v ) hastalandığı zaman sahabeye namaz kıldırması için onu vekil tayin etmiştir. Peygamber Efendimiz ( s.a.v )in vefatından sonra ise Hz.Ebu Bekiri ( r.a ), sahabenin önde gelenleri halife seçmişlerdir. Hilafet görevini üstlendikten sonra halka hitaben şu konuşması oldukça önemlidir. ” Ey halkım ! Ben size yöneticim oldum. Halbuki sizin en hayırlınız değilim Eğer iyi işler yaparsam, bana yardım ediniz. Eğer yanlış işler yaparsam bana doğru yolu gösteriniz. Doğruluk, emanettir. Yalancılık, ihanettir. Sizin en zayıfınız benim yanımda güçlüdür ki, onun hakkını müdafaa ederim. En güçlünüz benim yanımda zayıftır ki, başkasının hakkını ondan alırım.”

       İki yıllık halifelik süresinde içte ve dışta çok başarılı olmuş, güçlü imanı, mütevazi ahlakı, askeri dehası ve üstün devlet adamı vasfıyla İslam Birliği’ni muhafaza etmiş ve kendisinde sonra gelen kutlu halifelere güçlü bir devlet bırakmıştır.

       Hz.Ebu Bekir ( r.a ) 634 yılında 63 yaşında ike vefat etmiştir. Vasiyeti gereği Peygamber ( s.a.v ) yanına defnedilmiştir.

Hicri Takvimi